Ana içeriğe atla

Kayıtlar

2025 tarihine ait yayınlar gösteriliyor

ÖYLESİNE

       "Nasılsın?"      Hayır öylesine geçiştirmelik bir şekilde sormuyorum. Nasıl olduğunu, ne hissettiğini, şu anda hayatında nelerle uğraştığını, nelerin seni zorladığını, nelerinse seni çok mutlu ettiğini merak ediyorum; tüm kalbimle seni kucaklıyor, olduğun gibi kabul ediyor, seni can kulağıyla dinlemek için sabırsızlanıyor ve şu anda benim için ne kadar değerli olduğunu gülen gözlerimle sana bir kez daha hissettiriyorum.      Anlıyorum, bu sana artık oldukça yabancı geliyor. Belki de komik buluyorsun. Ama inan bana buradan bakarsan eğer, gün boyunca sana sorulan "nasılsın"lar ve senin verdiğin karşılık olan iki i'li "iyii, sen?"ler o kadar samimiyetsiz, o kadar sıradan ve bir o kadar vahim duruyor ki... Anlıyorum, hayat seni yoruyor. Yalnızca kendine odaklanmak istiyorsun. Bu hayatın yükünü bir tek sen taşıyorsun. Sen en iyisisin, mükemmel olan sensin. Etrafındaki her şeyi de seni bir adım ileri taşıyan basamaklar olarak görüyorsun...

Komedi

Çıkar İlişkileri Çağı      Yani denk gele gele bu çağa denk geldik a dostlar! Hani bir de iletişimsizlik sorunuyla boğuşurken üstüne bu da eklenince tadından yenmiyor biliyor musunuz?       Cebini doldurmak isteyen mi dersiniz, gününü gün etmek isteyen mi dersiniz, şu köprüyü geçeyim sonrasına bakarız diyen mi dersiniz bilemeyeceğim. Ben düşündükçe çılgına dönüyorum sonra da belki de kolaya kaçarcasına soyutlayıveriyorum her şeyden herkesten kendimi. Aksi halde akıl sağlığımı bozmaktansa böylesi çok daha sağlıklı oluyor; her ne kadar başka yönlerden olumsuz etkileri olsa da.  Şöyle bir meydanın tam orta yerinde avazım çıktığı kadar bağırmak istiyorum: Yeteeeeeeeer, diye. Sonra belki ağlarım tüm dolmuşluğumla ve tüm yaşanmışlıklarımla.      Ağzımı bozmayı hiç istemem ama herkes de birbirini .... istiyormuş gibi değil mi sizce de? (Birbirini olmasa da gelmiş geçmiş hallediliyor orası ayrı bir mesele tabi.)  Tüm ilişkilerinizi can...

Teşhircilik

          Teşhircilik mi değersizlik mi? Şöyle bir bakın isterseniz etrafınıza. Haydi, rica ediyorum telefonlarınız da hazır elinizdeyken kaydırın bakalım ekranları. Var olma, "ben buradayım işte görün" çabasını görün. Yeni kıyafetler, yeni yemek tarifleri, keşfedilecek restoranlar, tebrik bekleyen evlilikler, hoşgeldin denecek bebekler, hayırlanacak mezuniyetler, kutsanacak ibadetler, geçmiş olsun denecek hastalıklar ve daha nicesi...           Gördünüz değil mi? Nasıl da sıradanlaşıyor ve aynılaşıyor var olma çabası insanoğlunun. İşin komik tarafı da hepsi kendini biricik zannediyor. Bir diğer komik taraf da ne biliyor musunuz? Eğer bu akışta yer almıyorsanız; unutulmaya ve değer görmemeye mahkûm ediliyorsunuz. T           eknoliji çağında yaşıyoruz. İstesek birbirimizin şeceresine tek bir tıkla ulaşacak imkânlara sahibiz. İşte sorun da burada başlıyor, diye düşünüyorum. Kolaylık değersizliği de ...