Televizyon önünde yer sofrası, defalarca izlediğimiz dizi tekrar başlamış! Soluksuz koyulmuşum izlemeye, bir yandan annemin gizli tarifi kahvaltılık ekmekleri yerken. Yer sofrası keyif için konmuş belli! Bu demek oluyor ki kahvaltı sonrası kışlık barbunya ya da bezelye ayıklanacak. Bedava keyif yok. Çay termosa bile konmuş olabilir galiba anneanmem de yardıma gelecek; iki kişi ayıklama görevini üstlenirken diğeri poşetlemeye koyulacak. Televizyon eski moda mobilyaların üstünde komik durması bir yana o kadar yüksekte ki boynumuzun ağrıyor olması keyfimize engel değil. Balkon kapısı kahvaltı keyfinin ardından kapanıyor ve kışlık hazırlama işine koyulmadan yine bir motivasyon kaynağı olan klima açılıyor itinayla. Her şey tamam; işe başlayabiliriz. Çürük çarık üst üste çıkınca pazarcının kulakları kopana kadar çınlatılıyor. "P...k" fiyatı da indirmemiş çünkü. Neyse öyle böyle derken poşet poşet barbunya ya da bezelye dondurucuya girmek için hazırlanıyor. "Eskiden ne uğraş verirdik yok önce kaynar suya sonra soğuk suya at oradan da poşetlere koy; kim bu aklı vermişti bize heh aklına sağlık bak ne iyi oldu!" cümleleri anneannemin ağzından çok iyi ezberlenmiş bir şiir gibi dökülüveriyor bu yaz da. 1, 2, 3, ..., 11 poşet yapmış.
Tek sayı!
İçimde bir kıpırtı.
Sağolsun anneciğim benim rahatsızlığımı anlayıp bir poşet daha açıyor; biraz o poşetten biraz bundan ve tamam. İşte toplam 12 poşet. Küçük bir tebessümle "Oldu mu? Rahatladın mı?" diyor. Hem de nasıl rahatladım. Kusura bakma, bu ufak takıntılar ne yazık ki senin eserin. Küçük bir öpücük konduruyorum yanağına. "Daha çok iş var. Domatesi kaçtan alacağız dersin?" diye soruyor anneannem salondan. "Haftaya da onu halletmeli." diyor annem bir yandan bulaşıkları yıkarken. Daha çok iş var bir türlü kimsenin göremediği evin işe gidenlerince iş olarak sayılmayan bir sürü iş var daha.
Bitmek bilmeyen...
Her daim kurtarıcı birçok iş...
Yorumlar
Yorum Gönder