Mutluluk. Her insana yakışır mı? Düşünün size istemediğiniz kadar zaman veriyorum düşünün. Her sabah kalktığınızda, kahvaltı yaparken, film izlerken, gülümserken, çalışırken... Her insan " Mutluyum." diyebilir mi? Düşünün.
Bence düşünmeyeceksiniz. O zaman ben size söyleyeyim. Yakışmaz. Mutluluk her insana yakışmaz. Kimi insan kendi denizinde boğulmak için, kimi insan kendi baharında açmak için, kimi insan kendi rüzgarıyla savrulmak için yaratılmıştır.
Canlandırın kafanızda hemen " Yalnız bir kadın. Her günü aynı. Arada değişiklikler var mı? Var elbette ama çarşı pazardan ibaretler. Bir de bu kadını huysuz yapalım. Ay ne illet oldu? Mahallenin çocukları korkuyormuş bir de bundan." canlandırdınız mı? Tamam. Şimdi söyleyin bu kadına mutluluk yakışır mı? Ona alışan alışmıştır artık. Değiştiğini düşünsenize böyle şeyler sadece filmlerde olur; bir çocuk gelecek ve bu kadının hayatını değiştirecek ve mutlu son. Hayır bu kadın son nefesine kadar aynı şekilde yaşayacak. En azından benim hikayemde mi? Arkadaşım sen her lafıma böyle diyeceksen çek git lütfen.
Neyse biz devam edelim. Şimdi güzel bir şey söyleyeceğim. Karşılaştırma yapacağız tamam mı? Şimdi de kafanızda şunu canlandırın " Tatlı mı tatlı tonton bir kadın. Saçları kar beyaz yumuşacık. Onun her günü az da olsa farklı bir gün bahçe işiyle ilgileniyor, bir gün torunlarıyla vakit geçiriyor, her sabah yürüyüşe çıkıyor. Yolda kimi görse gülümsüyor, gülümsetiyor." canlandırdınız mı? Tamam. Peki şimdi söyleyin ona mutluluk yakışır mı? Onun değiştiğini düşünün bir gözü kör olacak ya da ne bileyim uzun zamandır görmediği hayırsız oğlu çıkıp gelecek ve onun hayatını mahvedecek kötü son falan filan. Hayır bu kadın da her engele karşı göğsünü gerecek, son nefesine kadar mutlu olacak ve o son nefeste de yüzünde bir tebessümle veda edecek hayata. Neredesiniz Maydanoz Bey? Ay şaka yapıyorum canım! Siz de gereklisiniz ama şunun hepsini okuyun sonra ne diyecekseniz diyin canım.
Eeee? Ne diyorsunuz? Her insana yakışmıyor değil mi? Biz kendimizi mutlu sona odaklamışız ya da ne bileyim kötü sonlara. Yani biz klasikleştirmişiz her şeyi. Onun öyle olacağına inandırmışız kendimizi. Böyle yaklaştığımız için de mutluluğu çok basit bir şey olarak görmüşüz. Kolayca elde edilen ve kolayca kaybedilen bir şey olarak tanımlamışız. Yakışmıyor işte. Mutluluk herkese yakışmıyor. Bazı insanlar mutluluğu hak ediyorlar ama bazıları da bir o kadar mutsuzluğu hak ediyorlar.
Biz çok yanlış öğrenmişiz. Mutluluk kıymetli bir şeydir biz bunu öğrenememişiz.
Bence düşünmeyeceksiniz. O zaman ben size söyleyeyim. Yakışmaz. Mutluluk her insana yakışmaz. Kimi insan kendi denizinde boğulmak için, kimi insan kendi baharında açmak için, kimi insan kendi rüzgarıyla savrulmak için yaratılmıştır.
Canlandırın kafanızda hemen " Yalnız bir kadın. Her günü aynı. Arada değişiklikler var mı? Var elbette ama çarşı pazardan ibaretler. Bir de bu kadını huysuz yapalım. Ay ne illet oldu? Mahallenin çocukları korkuyormuş bir de bundan." canlandırdınız mı? Tamam. Şimdi söyleyin bu kadına mutluluk yakışır mı? Ona alışan alışmıştır artık. Değiştiğini düşünsenize böyle şeyler sadece filmlerde olur; bir çocuk gelecek ve bu kadının hayatını değiştirecek ve mutlu son. Hayır bu kadın son nefesine kadar aynı şekilde yaşayacak. En azından benim hikayemde mi? Arkadaşım sen her lafıma böyle diyeceksen çek git lütfen.
Neyse biz devam edelim. Şimdi güzel bir şey söyleyeceğim. Karşılaştırma yapacağız tamam mı? Şimdi de kafanızda şunu canlandırın " Tatlı mı tatlı tonton bir kadın. Saçları kar beyaz yumuşacık. Onun her günü az da olsa farklı bir gün bahçe işiyle ilgileniyor, bir gün torunlarıyla vakit geçiriyor, her sabah yürüyüşe çıkıyor. Yolda kimi görse gülümsüyor, gülümsetiyor." canlandırdınız mı? Tamam. Peki şimdi söyleyin ona mutluluk yakışır mı? Onun değiştiğini düşünün bir gözü kör olacak ya da ne bileyim uzun zamandır görmediği hayırsız oğlu çıkıp gelecek ve onun hayatını mahvedecek kötü son falan filan. Hayır bu kadın da her engele karşı göğsünü gerecek, son nefesine kadar mutlu olacak ve o son nefeste de yüzünde bir tebessümle veda edecek hayata. Neredesiniz Maydanoz Bey? Ay şaka yapıyorum canım! Siz de gereklisiniz ama şunun hepsini okuyun sonra ne diyecekseniz diyin canım.
Eeee? Ne diyorsunuz? Her insana yakışmıyor değil mi? Biz kendimizi mutlu sona odaklamışız ya da ne bileyim kötü sonlara. Yani biz klasikleştirmişiz her şeyi. Onun öyle olacağına inandırmışız kendimizi. Böyle yaklaştığımız için de mutluluğu çok basit bir şey olarak görmüşüz. Kolayca elde edilen ve kolayca kaybedilen bir şey olarak tanımlamışız. Yakışmıyor işte. Mutluluk herkese yakışmıyor. Bazı insanlar mutluluğu hak ediyorlar ama bazıları da bir o kadar mutsuzluğu hak ediyorlar.
Biz çok yanlış öğrenmişiz. Mutluluk kıymetli bir şeydir biz bunu öğrenememişiz.
Yorumlar
Yorum Gönder